BlogKafe
E

@erhantigli941

erhan tığlı

Çevrimdışı 01.09.2026 katıldı
13 gönderi

yazı ve şiirlerim 50 yıldır gazete ve dergilerde çıkar, on ödül aldım

Gönderiler

14 paylaşım
E
Gel dostum gel
rehberimiz olsun
doğru iyi güzel
Gel de gidelim seninle
sevgi ve dostluğun
güllü karanfilli bahçesine
kaplamadan her yeri
kin ve nefretin oluşturduğu sel
9
E
Sevgin ırmak değilse
mutluluk denizine akamazsın
insanlık ruhuna işlememişse
güzelliklerden zevk alamazsın
Hele doğaya dostça davranmazsan
Boşuna uğraşma hiç
sazın akort tutmaz
bozuk plak olmaktan kurtulamazsın.
9
E
Ne güzel
sevgi ve dostluğa uzanan eller
zalimin önünde eğilmeyen beller
Ne güzel
güzelliğin gökyüzünde uçuşan kuşlar
sevgiliye gidilen yolda aşılan yokuşlar
sevgiyle bakan gözler, söylenen sözler
ve ne güzeldir
uçurtması tellere takılmayan mutluluk
ölmeyi öldürmeyi düşünmeyen çocukluk
39
@saylo
E
İNSANLIK NEREDE?
Bir türküde, “İndim dereye, taş bulamadım / Gönlüme göre eş bulamadım” deniliyor.
Eş yerine iş, aş da diyebiliriz. Taşların bağlandığı, köpeklerin salıverildiği bu devirde
Zalime atmak için taş da yok. Lokantalarda, çarşı ve pazarda sağlıklı yiyecek bulmak o kadar zor ki... Yani eş bulmakla bitmiyor iş. İyilik, güzellik azaldı ama çevre kirliliği, gürültü, anarşi, terör bol miktarda var. Yaşamak pahalı, ölmek ucuz. Üstelik kötülüğe, çirkinliğe alıştık, göz yumarak, aldırmayarak daha da çoğalmaları için var gücümüzle çalıştık...
“Bu viran ülke ve bu yoksul insan kütlesi için ne yaptın? (...) Anadolu halkının bir ruhu vardı, nüfuz edemedin. Bir kafası vardı; aydınlatamadın. Bir vücudu vardı; besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı; işletemedin. (...) O, kara toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi bitti. Şimdi elinde orak, buraya hasada gelmişsin. Ne ektin ki, ne biçeceksin? Bu ısırganları, bu kuru dikenleri mi? Tabii ayaklarına batacak. İşte her yanın kanıyor ve sen, acıdan yüzünü buruşturuyorsun. Öfkeden yumruklarını sıkıyorsun. Sana ıstırap veren bu şey, senin kendi eserindir, senin kendi eserindir.” diyen Yakup Kadri ne kadar da haklı. Kendimi bir “Yaban” gibi hissediyorum ve sözde okur-yazar ama kitap okumayan, mektup bile yazmayan kişilerin kirli sokaklarında bir yabancı gibi dolaşıyorum.
Magandalar birbirlerine eşek şakaları yapıyorlar, yedikleri yiyeceklerin artıklarını yerlere fırlatıyorlar, itişip kakışarak gelip geçenleri rahatsız ediyorlar ama kimse ses çıkar(a)mıyor, üstelik aman başım belaya girmesin, bana bulaşmasınlar da ne yaparlarsa yapsınlar, diye oradan hızla uzaklaşıyor herkes. İsmet İnönü’nün, “Namuslular en az namussuzlar kadar cesur olmalıdırlar” sözü geliyor aklıma. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın, dersek yüz bulur, astar ister böyleleri. Susma, sustukça sıra sana gelecek. Bu tür kişiler çoğalacak, rahat, huzur elden gidecek” diyorum ama kimse oralı olmuyor.
17
@saylo ve @erhantigli941
E
SEVGİ SARAYI
Dostluk çok güzel şeydir
değişilmez paraya
gönülde gül açtırır
merhem olur yaraya
***
Kin girmezse araya
güneş doğar yuvaya
nerde sevgi varsa
o yer döner saraya
18
@saylo
E
DÜZLEŞEN YOKUŞ sevgi ve dostluktur gönlümüzü şenlendiren muhabbet kuşu hem şirindir hem de ölçüsü uyağıdır şiirimizin odur mutluluğa uzanan yokuşu düzleştiren duygularımızı düşüncelerimizi çiçekli bahçeye dönüştüren
GÜLDEŞ YAZILAR GÖNÜLDEŞ SÖZLER
Erhan Tığlı
25
E
ÇELİŞKİMİZ
Sevişmelerden doğduk
Savaşıyoruz
Almayı pek seviyoruz ama
Vermeyi unutuyoruz
Çıkarımız için tazı oluyor
Kilometrelerce koşuyoruz
Özveri, erdem denilince
Hemen coşuyoruz
Vatan millet diye bağırıyoruz
İş başa düşünce
Çabucak sıvışıyoruz!
27
@guncelerblog
E
İNSANLIK NEREDE?
Bir türküde, “İndim dereye, taş bulamadım / Gönlüme göre eş bulamadım” deniliyor.
Eş yerine iş, aş da diyebiliriz. Taşların bağlandığı, köpeklerin salıverildiği bu devirde
Zalime atmak için taş da yok. Lokantalarda, çarşı ve pazarda sağlıklı yiyecek bulmak o kadar zor ki... Yani eş bulmakla bitmiyor iş. İyilik, güzellik azaldı ama çevre kirliliği, gürültü, anarşi, terör bol miktarda var. Yaşamak pahalı, ölmek ucuz. Üstelik kötülüğe, çirkinliğe alıştık, göz yumarak, aldırmayarak daha da çoğalmaları için var gücümüzle çalıştık...
“Bu viran ülke ve bu yoksul insan kütlesi için ne yaptın? (...) Anadolu halkının bir ruhu vardı, nüfuz edemedin. Bir kafası vardı; aydınlatamadın. Bir vücudu vardı; besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı; işletemedin. (...) O, kara toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi bitti. Şimdi elinde orak, buraya hasada gelmişsin. Ne ektin ki, ne biçeceksin? Bu ısırganları, bu kuru dikenleri mi? Tabii ayaklarına batacak. İşte her yanın kanıyor ve sen, acıdan yüzünü buruşturuyorsun. Öfkeden yumruklarını sıkıyorsun. Sana ıstırap veren bu şey, senin kendi eserindir, senin kendi eserindir.” diyen Yakup Kadri ne kadar da haklı. Kendimi bir “Yaban” gibi hissediyorum ve sözde okur-yazar ama kitap okumayan, mektup bile yazmayan kişilerin kirli sokaklarında bir yabancı gibi dolaşıyorum.
Magandalar birbirlerine eşek şakaları yapıyorlar, yedikleri yiyeceklerin artıklarını yerlere fırlatıyorlar, itişip kakışarak gelip geçenleri rahatsız ediyorlar ama kimse ses çıkar(a)mıyor, üstelik aman başım belaya girmesin, bana bulaşmasınlar da ne yaparlarsa yapsınlar, diye oradan hızla uzaklaşıyor herkes. İsmet İnönü’nün, “Namuslular en az namussuzlar kadar cesur olmalıdırlar” sözü geliyor aklıma. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın, dersek yüz bulur, astar ister böyleleri. Susma, sustukça sıra sana gelecek. Bu tür kişiler çoğalacak, rahat, huzur elden gidecek” diyorum ama kimse oralı olmuyor.
20
@guncelerblog
E
DENİZ ÇAĞIRIYOR
Deniz çağırıyor bizi
Gelin diyor gelin
Kucaklaşalım doya doya
Balıklarıma bir merhaba deyin
Güzelliklerini sunmak için
Sabırsızlanan mavi suya
Sevginizi sebil edin...
Deniz çağırıyor bizi deniz
Gelin diyor gelin
El ele tutuşun dalgalarla
Martılarla hora tepin
Mutluluğu edelim gelin
yakamozlarla
35
E
BAŞ TACI
İnsanca yaşamaksa amacın
Dostluk ve sevgidir
Hem ihtiyacın hem de ilacın
Dert kuyusuna düşersen
O çıkarır düzlüğe
Gül diker güzelliğe
Onunla diner acın
Dostun yoksa bir hiçsin
Odur senin baş tacın
Erhan Tığlı
19
@guncelerblog
E
Sevgin ırmak değilse
mutluluk denizine akamazsın
insanlık ruhuna işlememişse
güzelliklerden zevk alamazsın
Hele doğaya dostça davranmazsan
Boşuna uğraşma hiç
sazın akort tutmaz
bozuk plak olmaktan kurtulamazsın.
15
@amertoglu
E
DÜNYA BARIŞ GÜNÜ
Dünyayı verelim çocuklara
Hiç değilse bir günlüğüne
Allı pullu bir balon
Gibi verelim oynasınlar
Oynasınlar türküler söyliyerek
Yıldızların arasında
Dünyayı çocuklara verelim
Kocaman bir elma gibi verelim
Sıcacık bir ekmek somunu gibi
Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
Dünyayı çocuklara verelim
Bir günlük de olsa öğrensin
Dünya arkadaşlığı
Çocuklar dünyayı alacak elimizden
Ölümsüz ağaçlar dikecekler .
Nazım Hikmet
17
@siirrafim, @amertoglu ve 1 kişi
E
HEM GÜL HEM DÜŞÜN
Sadece düşünmek ya da gülmek yetmez
Düşünceni gülüş, gülmeni düşünce süslemeli
İşte o zaman dalında öter muhabbet kuşu, bülbül
Akar sevgi ırmağın gürül gürül
Açılır mutluluğun kapıları ardına dek
Merhaba der, el sallar lale, karanfil, sümbül
Çiçek bahçesi olur gönül
Solmaz maviliklerin yeşilin alın
Duygularının pınarına neşe verir güzellikler
Dertlere nokta koyarsın, sevinçlere virgül
19
@amertoglu ve @guncelerblog